
En büyük misyonum; Kendin olma coşkusunu yaşamana yardımcı olmak. Biz kadınlar henüz çocukken topluma maruz kalırız. Yapmamız ve yapmamamız; olmamız ve olmamamız gereken şeyler çok nettir. Üst kuşak kadın atalarımız da bu kurallara göre yaşamıştır ve bize de bu öğretileri bilinçli ya da bilinçsiz şekilde aktarma eğilimindedirler. Sözleriyle olmasa bile davranışlarıyla. Kilo verirsek güzel ve değerliyizdir, değil mi? Bedenimizde orantısızlıklar veya kusurlar varsa bunları gizlemek bizim görevimizdir. Basenimiz üst bedenimize göre genişse kalem etek giyme hakkımız yoktur. Kollarımız standart olandan kalınsa kolsuz bluz giyemeyiz. Kabul görmek istiyorsak bu kurallara uymak zorundayız. Kabul görmezsek bizi ciddiye almazlar ve hayallerimiz için mücadele edemeyiz. Peki, gerçekten böyle mi? Cevap kocaman bir HAYIR. Esas olan bedeninle tanışmak, ona karşı saygıyla ve şefkatle davranmak. Kusur sandıkların gerçekten bir kusur mu? Bedenin her zaman jilet gibi olması gereken bir makine ve sen onu kurallara göre mi süslemelisin? Yine, HAYIR.
Benim amacım, kadınlara bedeni gizlemeden giyinmenin güzelliğini anlatmak. Kendi karakterine, özüne ve hedeflerine göre stil belirlerken bedene eleştiriyle değil övgüyle yaklaşmalarını sağlamak. Bedenin evin, dolabın oyun alanın… Tadını çıkar !